Hot!

Türkiye’de dinleniyoruz, Suriye’ye gidip “kendi vatandaşlarımızı!” öldürüp tekrar geri geliyoruz!

Türkiye’de dinleniyoruz, Suriye’ye gidip “kendi vatandaşlarımızı!” öldürüp tekrar geri geliyoruz!
Türkiye’de dinleniyoruz, Suriye’ye gidip “kendi vatandaşlarımızı!” öldürüp tekrar geri geliyoruz!


Suriye’nin eşkıyaları böyle destekleniyor !!!

Hürriyet muhabiri Tolga Tanış, Hatay’da Suriyelilerin kaldığı kamplardaki gözlemlerini anlattı. Bu gözlemler, Türkiye’nin bir ülkeye karşı isyan eden çetelere nasıl destek verdiğini apaçık ortaya koyuyor. Hatay, savaşın tam merkezinde meğer. Suriye’yi kanan bulayan çetelerin merkez üssünün Hatay’daki kamplar olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor.

Tolga Tanış’ın haberinden kesitler aktarmak istiyorum:
“Antakya’da 4 tane Suriyeli kampı var. Üçü, sivillerin kaldığı Yayladağı Altınözü, Boynuyoğun. Dördüncüsü de Suriye ordusundan kaçan ve şimdi Özgür Suriye Ordusu’nun komuta kademesini oluşturan askerlerin kampı Apaydın. Dördüne de gittim. Sivillerin giriş çıkışı çok rahat. Kolayca bir izin belgesi alıyorsunuz…

Üniformalı Muhammed Zeley 21 yaşında. Daha önce Esad’ın askeriyken iki ay önce silahıyla taraf değiştiriyor ve Özgür Suriye Ordusu’na katılıyor. Antakya’daki Yayladağı Kampı’na gönderiliyor. Emir aldığı kişi Maliki Kürdi adında Yarbay olduğunu öğrendiğim bir Suriyeli. Görev olduğu zaman Kürdi, Zeley’i arıyor “hazırlan” diyor. Sonra bir otomobille Zeley’i ve yanındaki mücahitleri alıp Sureye’ye geçiyor.

“En son ne zaman Suriye’ye geçtin” dedim Zeley’e. Bir ay önce gitmiş. Lazkiye’de bir çatışmada elinden ve karnından yaralanınca dönmüş. Önce Urfa’ya geçirmişler. Oradaki hastanede ilk müdahaleyi yapmışlar. “Artık iyiyim. 10 gün daha dinlenirim. Sonra Kürdi yine arayacak Suriye’ye geçeceğim.”
Bölgedeki hastaneler mücahitlerin reviri gibi. Yaralanıp tedavi gören başka mücahitlere de rastladım. Onlardan biri Apaydın’daki kampta komutanıyla görüşmek için bekliyordu. Muhammed Abbara. 22 yaşında. Burnuna şarapnel isabet etmiş. İçerdeki komutanı Abdulaziz Naan’ın emirlerini almaya çalışıyor.
Mücahitler bir hafta Suriye’de çarpışıp bir hafta bir kampta dinleniyor. Yayladağı’nda bir Türkmen mücahitle tanıştık. Ahmet Abdullah. 30 yaşında. “Özgür Suriye Ordusu’nun komutanı Albay Riyad Esad’la tanıştın mı” dedim. “Albay dün Suriye tarafındaydı” dedi. “Nereden biliyorsun” dedim. “Dört gündür Çümmören köyünde çatışmada idik. Yeni döndüm. 14 Suriyeli öldürdük.”
Suriyeli muhalif çetelerin itirafları dehşet verici. Apaçık anlatıyorlar. Türkiye’de dinleniyoruz, Suriye’ye gidip “kendi vatandaşlarımızı!” öldürüp tekrar geri geliyoruz!

Yani Hatay’daki kamplar tam bir “katil yuvası.” Hepsi de kendi dindaşlarını, kendi vatandaşlarını öldüren katiller bunlar. Türkiye ise bu canileri barındırıyor, besliyor, yediriyor, içiriyor, tekrar adam öldürmeleri için Suriye’ye gitmelerine izin veriyor, yaralananları tedavi ediyor.

Suriye’deki kardeş kavgasının, iç çatışmaların, patlayan bombaların merkez üssünün Hatay olduğu “vahim bir şekilde” ortaya çıkıyor.

Türkiye’yi yönetenler bilmiyorlar ki “bu yaptıkları şey” yarın karşılarına “insanlık suçu” olarak konulacak.
Bilmiyorlar ki yarın “teröre destek veren ülke” olarak suçlanmaları için bütün deliller mevcut.

Topraklarımızı böylesine pis bir kardeş kavgasının, küresel katliam projesinin merkez üssü yapanlara yazıklar olsun.

06 Temmuz 2012 , Cuma
Muharrem Bayraktar / YENİMESAJ

0 yorum:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.