Hot!

Suriye'de aslında hiç bir şey yok! Ama medya yangın çıkarıp üzerine körükle gidiyor...

Suriye'de aslında hiç bir şey yok! Ama medya yangın çıkarıp üzerine körükle gidiyor...
Suriye'de aslında hiç bir şey yok! Ama medya yangın çıkarıp üzerine körükle gidiyor...
MUTLAKA AMA MUTLAKA OKUYUN/PAYLAŞIN!

Suriye'de aslında hiç bir şey yok! Ama medya yangın çıkarıp üzerine körükle gidiyor...

EL CEZİRE’DEN İSTİFA EDEN HABERCİLER, HALEP VE ŞAM’A AİT HABERLERİN ‘İMALAT’ OLDUĞUNU BELGELEDİLER’

Suriye’deki iç savaşa gelirsek. Siz yakından izliyorsunuz. Sizin de gidip yerinde gördüğünüz Suriye’de yaşananları nasıl değerlendirmek gerek?

Suriye konusunda medyanın rolünü iyi izlemek lazım. El Cezire’den beşer beşer adam ayrılıyor. “Biz artık dayanamıyoruz” diyorlar. Çok iyi para alıyoruz ama devamlı mizansen üretiliyor diyorlar. “Bu veballe yaşayamayız” diyorlar. Son ayrılan gazetecilerden biri açıkladı. Film setleri kurulmuş… Bu setlerde Şam meydanı, Halep saat kulesi maketleri var. Çok üst düzeyde tekniklerle bu setlerin üzerine çatışma fotoğrafları yerleştiriliyor. Bu şekilde haberler yapıldığını belgelediler… BBC, CNN kaç kerte 2003 Irakta çekilen katliam fotolarını 2012 Humus diye yayınladı… Fotoğrafı çeken fotoğrafçı daha geçenlerde açıklama yaptı… Bunu Bağdat’ta 2003 de çekmiştim, dedi… Birbiriyle paylaşım savaşına girmiş sermaye grupları nedeniyle bilgiler sızdırılıyor da birçok rezilliğin farkına varabiliyoruz.

Bunu biraz daha açar mısınız?

Şimdi artık medya savaşları var… Hedef ülke seçiliyor… Libya gibi, Suriye gibi.. Önce haberler servis ediliyor… O güne kadar sesi soluğu çıkmayan birileri dolarları cebe indirip facebooktan, sivil ağlardan filmler haberler üretmeye başlıyor... İnsan hakları dernekleri bir ağızdan bağırmaya başlıyor... CIA tetikçileri ortalığı toza dumana katıyor… Bire bin katılarak yapılan haberler dünya medyasını sarıveriyor... İnsanları medya ile galeyan’a getiriyorlar. Sonra yaptırımlar ve müdahale takip ediyor. İlk Körfez savaşı öncesi Irak’ın Kuveyt’e girişi hakkında Amerikan halkı nasıl galeyana getirildi hatırlayın... ABD kamuoyunun bu savaşa hazırlanması gerekiyordu. Birden ABD Senatosunun önüne 14 yaşında gözü yaşlı bir kız çıkarıldı. Arap genç kız, mükemmel İngilizcesiyle Iraklı askerlerin Kuveyt’de nasıl bebek katliamı yaptıklarını anlattı. “Bir hastahanede, küçücük bebekleri kuvözlerden alıp yerlere attı Iraklılar. Küçücük bebeler taşların üzerinde kıvranarak öldüler” diyordu. Daha sonra bir başka adam daha çıkıyor ve “evet öldürdüler, bebeklerin ölülerini ben gömdüm” diyerek tanıklık ediyordu… En sonunda da baba Bush çıkıyor ve “bebekler ölüyor” diye tirad atıyordu… Sonra demokrasi havarisi ve insanlığı kurtaran melek olarak ABD ordusu Irak’a girmeye kalkıyordu. Ancak bir süre sonra, Kanada televizyonu durumu açıkladı… Genç kız, Kuveyt’in ABD’deki büyükelçisinin kızıydı. Hill and Knowlton adlı lobi şirketi repliklerine kadar oyunu yazmış ve sahneye koymuştu... Bu iş için 10 milyon dolar para almıştı… Figüranları da onlar bulmuştu… Mesele Amerikan halkının Irak savaşına ikna edilmesiydi… Başka bir reklâm şirketi de Irak’a son müdahale sırasındaki orta oyunun senaryo yazarı olduğunu açıkladı. Saddam heykeli devrilmeden önce başına bir ABD bayrağı konulması ve heykel devrilince Iraklılar tarafından terliklerle dövülmesi için 200 kişiye para dağıtılması fikrinin kendisine ait olduğunu açıkladı. Kamuoyu medya ile böyle oluşturuluyor. Suriye’den yansıyan manzara da farklı değil. Baktığınızda buradaki muhaliflerin birçoğu Libya’dan, şuradan buradan gelmiş insanlar. Şimdi Suriye’de olanları “vay Müslüman kardeşlerimize zulüm yapılıyor” diye propaganda malzemesi yapanlar, Telafer’de Kuzey Irak’ta Türkmenler yok edilirken hiç seslerini çıkarmıyorlardı. Bazıları masum olsa da bu sesleri çıkaranların çoğu ‘paralı askerler’…

İDLİB’DEN GELEN KADINLAR, ‘BİZE SÖZ VERDİLER, PEDİMİZİ VERECEKLERDİ’ DİYORLAR

Türkiye-Suriye sınırında yaşanan bir hareketlilik de var…

Ben geçen hafta Kilis’e gidip Suriye’den gelenlerle, oranın muhtarlarıyla, konteyner kentlere getirilmiş ‘figüranlarla’ ilgili konuştum. Benzer oyunlar söz konusu. Birileri senaryo yazıyor, birileri oynuyor ve Suriye kanatılıyor. Kilis’te yerleşik mültecilerin çoğunun çocuğunun adı Beşar. “Madem nefret ediyordun neden çocuğuna Beşar’ın adını koydun?” diye soruyorum…

Ne diyorlar?

“Benim nefretim falan yok, bana 20 bin dolar verdiler geldim.”

Adam kanaryasını, oltasını almış İdlib’in köylerinden gelmiş… Kendisine para teklif edildiğini, bir müddet buralarda kaldıktan sonra Avrupa’ya gideceğini söylüyor. Konteynerkent içinde kimisi kebapçı dükkânı açmış, kimisi bisküvi bayisi olmuş; kendi milletini kazıklıyor. Kimisi üç karısıyla gelmiş, her birini bir konteynera yerleştirmiş. Aldıkları yardım malzemelerini satıyorlar. Ve en acısı da İdlib’in köylerinden gelen bazı kadınlara “size çok iyi para vereceğiz” demişler. Bu kadınların içinde fuhuş yapanlar var. Kadınlardan biri bağıra çağıra masaya vurarak “bize söz verdiler, ağdamı, pedimi ve saç boyamı verecekler!” diye bağırıyor. Mültecilerden sorumlu muhtarlar, bize inanılmaz başka hikâyeler de anlatıyor… İçerideki kampta MOSSAD’dan MİT’e yüzde 10 istihbarat servisi çalışanı. Yüzde kırkı filan “bizim muhalefetle bir ilgimiz yok” diyor. Bir kısmı da eşkıya.. Geceleri Kürt dağlarından Suriye’ye girip Ortodoks Hıristiyanların evlerini yağmalıyorlar. Çaldıkları ev eşyalarını getirip satıyorlar, bir kısmı para karşılığı çatışmalara karışıyor vs. Hama ve Humus’taki Hıristiyan mahallelerinin tamamı tehditler üzerine boşaltılmış durumda. Bu yönde haberler geliyor. Benim tanıdığım Halep sınırındaki çok sayıdaki Türkmen aile gece yarısı aile reislerinin tanımadıkları kişilerce götürüldüğünü söylüyorlar. “Şimdi Esad’ın ordusu gelip bizi korusun” diye dua ediyoruz diyorlar. Yani tam bir terör ortamı yaratılıyor. Medya organları yangını yaratıyor sonra üzerine körükle gidiyor…

0 yorum:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.