Hot!

Çok tuhaf bir bakış açısı... Tamam Esad diktatör onu anladıkta, ABD ve müttefikleri ne?

Çok tuhaf bir bakış açısı... Tamam Esad diktatör onu anladıkta, ABD ve müttefikleri ne?
Çok tuhaf bir bakış açısı... Tamam Esad diktatör onu anladıkta, ABD ve müttefikleri ne?



Çok tuhaf bir bakış açısı...
Tamam Esad diktatör onu anladıkta, ABD ve müttefikleri ne?
Hangi ahmak böyle bir pozisyonda Esad'tan kurtulunca ABD ve israil eline düşeceklerini göremez? Yanıbaşlarındaki Irak'ın hala devam eden trajedisini görmemeyi nasıl becerirler?
Esad , "Devlete karşı ayaklanan, başkaldıran insanları" vurdurmuştur.
Her devletin hakkıdır bu.. Her siyasi otorite bu hakkını kullanır? Biz PKK'yı ne için vuruyoruz?

Şimdi diyecekler ki sen PKK ile orada bağımsızlık mücadelesi veren halkı aynı kefeye mi koyuyorsun? Ben de diyeceğim ki, siz de PKK militanlarına sorun bakalım onlar neyin mücadelesini veriyorlarmış? Tabii ki özgürlük diyecekler…

Peki nedir bu işin adilane bakış açısı?
Bakın, İslam dini bu tarz bir halk hareketine müsaade etmez. Devletleşip, birleşip, siyasi otorite haline gelip, ordu ve düzen kurup kuvvet kullanmaya müsaade eder...

Hz. Peygamber İslamın hicrete kadar geçen döneminde, ısrarla kuvvet kullanmak için müsaade isteyen ashabına, asla izin vermemiştir. Hicret etmiş, devlet kurmuş, siyasi otoriteyi temin etmiş, emir komuta sistemini oturtmuş ve kuvvet kullanımını meşru zemine taşımış ve ondan sonra da en az kayıp, en az acı ile çok büyük düşmanlarını dize getirmiştir.

Hani, Ortadoğu tam yetmiş senedir halkların bu mücadelesini seyir ediyor? Sonuç ne?
Bir yetmiş sene daha geçse, İslam hukukunun emirlerine riayet etmeden cihad etmek isteyen Müslüman halklar muzaffer olamayacaklardır.

Herkesin kendi başına ayaklanıp, silahlanıp, siyasi otoriteyi karşısına alıp, istediğini vurup indirmesine, istediğine sorgusuz sualsiz, yetkisiz, mahkemesiz ceza kesmesine cihad değil, terör ve anarşi denir. Asla ve kesinlikle İslam’da böyle bir izin yok.. Çünkü İslam dini bir insanın haksız yere öldürülmesi ile bütün insanlığın haksız yere öldürülmesini bir sayar…

Düşünün, masumsunuz, herkesin yaşama hakkı başta olmak üzere bütün haklarına riayet ediyor, savaşınızı bile meşru zeminin dışına çıkartmıyorsunuz. Ve, bir gün yetiştirip üzerine titrediğiniz, canınızın parçası evladınız üniversitesine giderken, bir artisin “özgürlük getiriyoruz, cihad ediyoruz” şarlatanlığına kurban gidiyor. Tek kurşuna kanlar içinde yığılıyor ve siz evladınızın canının hakkını bile arayamıyor, hesap bile soramıyorsunuz… Bu mudur özgürlük, bu mudur cihad?

Adam, söz de muttaki Müslüman. Davası için canından geçmiş. İntihar bombacılığı yapacak… O kadar bombayı kuşanıyor, kendi canını da hiçe sayıyor ve yaptığına bakın.
Belediye otobüsü durağında otobüs bekleyenlerin arasındaki iki İsrail askerini hedef alıyor. Hepi topu iki kurşunluk mevzu… Ama o şartlanmış bir kere, illa patlatacak… Ve dahası var… Durakta onlarca sivil var.. Hatta çocuklar var? Bu nasıl cihad? Bunun neresi düzeltilecek? Her yeri yanlış değil mi?
İslam hukukunda bir ölçü vardır. Bir geminin içinde toplam yüz kişi olsa, bunlardan doksan dokuzu eli kanlı terörist ve cani olsa ama sadece bir kişi masum olsa, o gemiyi patlatamaz, bombalayamazsınız...

Siz siz olun, selefi meşrepli, kendinden mutaharrik(tahrikli), isim yapma heveslisi, insanların acılarını kendini meşhur etmenin en büyük sermayesi yapmış, İslam’ın cihad mekanizmasını bile kendi egolarına ve şöhret hırsına malzeme yapmış yazarcıklardan kaçın... İslam dini çok af buyurun Müslümanların tuvalette nasıl taharetleneceğine bile hükümler koymuştur ve kimsenin düşüncelerine, felsefelerine, kuramlarına hele hele egolarına bırakmamıştır.
Cihad için de en ince ayrıntısına kadar hükümler bellidir. Ve bunları köşe yazarları veya sahte aktivistler değil gerçek ehl-i sünnet alimleri izah ederler..

Oradaki halk da çok masum değil... Hareket tarzları maalesef meşru değil...

Mehmet Fahri Sertkaya
Akademi
31 Ağustos 2011

0 yorum:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.