Hot!

İslam Davasını Sattılar!..

İslam Davasını Sattılar!..

Madde: İslamcı veya Müslüman görünen bazıları İslam'ı, İslam davasını, İslami hareketi satmıştır.

Soru: İslam'ı ve davayı satan bu adamlar mü'min midir?

Cevap: Mü'min gibi görünüyorlar ama onlarda nifakın (münafıklığın) çok alametleri sırıtmaktadır.

Soru: Bunlar İslam'ı ve davayı neye ve kaça sattılar?

Cevap: Bazısı paraya, bazısı riyasete(başkanlığa), bazısı dünyevi şan ve şerefe, alkışa, makam ve mevkiye, cümlesi nefs-i emmaresine ve şeytana uyarak satmıştır.

Soru: İslami hizmetler ve faaliyetler, İslami dava sektöründe samimi, muhlis, doğru yolda olan mü'min ve Müslim kimseler ve gruplar yok mudur?

Cevap: Olmaz olur mu, elbette vardır.

Soru: Onların özellikleri nelerdir?

Cevap:
(1) Onlar dine, imana, Kur'ana, Sünnete, Şeriata sırf Allah rızası için doğru dürüst hizmet ederler...
(2) Hizmetlerinin mükafatını ve ödülünü yaratıklardan değil, Yaratan'dan beklerler...
(3) Bu mükafat ve ödülün dünyada değil, ahirette verilmesini isterler...
(4) Hizmet ve faaliyetlerini asla ve asla zengin olmak, para kazanmak, mal edinmek için yapmazlar... (Daha nice başka şart ve özellik vardır...)

Soru: Bid'atçi, günahkar, fasık ve facir mü'minler kardeşimiz değil midir?

Cevap: İyi ve kötü, salih veya facir, adil veya zalim bütün mü'minler kardeştir. Bid'ati, günahı, zulmü onu küfre götürmedikçe, kardeşlik bağını kopartamayız.

Soru: Kendisini iyi, salih, muttaqi (takvalı), muhlis (ihlaslı) Müslüman olarak gören, "öteki" Müslümanları günahkar görüp onları tahkir eden, hafife alan kimse gerçekten iyi bir Müslüman mıdır?

Cevap: O kötü bir Müslümandır!..

Soru: Niçin?

Cevap: Çünkü iyi bir Müslüman kendisini iyi görmez, mü'minler arasındaki uhuvvet (kardeşlik) bağını kopartmaz.

Soru: Din, iman, Kur'an, Sünnet, Şeriat, mukaddesat ticaret ve benlik konusu yapılabilir mi?

Cevap: Yapılamaz. Yapanlar alçaktır.

Soru: İslami kesime, İslami hizmet ve faaliyetlere, İslami davete sızmış bunca münafık ve mürai varken, Müslümanlar başarılı olabilir ve kurtulabilir mi?

Cevap: Başarılı olmak ve kurtulmak elbette mümkündür ama bazı şartları yerine getirmek gerekir. (Birincisi) Münafık ve müraileri, din tacirlerini, mukaddesat sömürücülerini dışlamak... (İkincisi) İhlasa aykırı, ihlası zedeleyen bütün noksanlardan temizlenmek... (Üçüncüsü) Kur'anın yap dediklerini yapmak, yapma dediklerini yapmamak... (Dördüncüsü) Peygamberin (Salat ve selam olsun ona) Sünnetini hayata uygulamak, onun güzel ahlakı ile ahlaklanmak... (Beşincisi) Bütün samimi, şuurlu, uyanık, firasetli Müslümanlar bir araya gelmek... (Altıncısı) Bu da ancak Müslümanların başlarına ehil ve layık bir İmam-ı Kebir seçmeleriyle olur... (Yedincisi) Ümmetin kurtuluşu için dört başı mamur bir plan ve program yapıp onu hayata geçirmek...

Soru: Türkiye'deki Müslüman çoğunluk, bugünkü durumu ile kurtuluşa erebilir mi?

Cevap: Eremez.

Soru: Niçin?

Cevap:
(1) Milyonlarca Müslümanın, kendilerine yetecek derecede din, ilmihal bilgisi ve kültürü yoktur, cahillik yayılmıştır...
(2) İtikatta (inanç konularında) bozukluklar çoğalmıştır...
(3) Beş vakit namaz büyük ölçüde terk edilmiştir...
(4) Cemaat terk edilmiştir...
(5) Emr-i maruf ve nehy-i münker(iyiliği emredip kötülükten men etmek) farzı yapılmıyor (veya yeterli, kurtaracak kadar yapılmıyor)...
(6) Müslümanlar başsızdır...
(7) Ümmet şuuru zayıflamış, onun yerine hizip, fırka asabiyeti hakim olmuştur... (8) Ümmeti uyaracak yeterli sayıda icazetli alim, fakih, nasih (öğüt veren), rehber, mürşid, aydınlatıcı, bilgilendirici, önder kalmamıştır.

Soru: Karamsar mısınız?

Cevap: Müslüman karamsar olmaz... Karamsar değil, gerçekçiyim. Ne kendimi aldatırım, ne de din kardeşlerimi... Allah'tan ümit kesilmez.

Mehmet Şevket Eygi
Araştırmacı Yazar
4 Mayıs 2011

0 yorum:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.