Hot!

Other News

More news for your entertainment

Türk hükumeti Katar'a gıda yardımı gönderirken, Katar F15 savaş uçağı alımı için ABD ile anlaşma imzaladı | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, türkiye, katar, abd, f15, savaş uçakları, körfez, gıda yardımı, gizlenen gerçekler, terör örgütleri, terör,


Uyu Ülkem ! 

Türk hükumeti Katar'a 71 uçakla 5 bin ton gıda yardımı gönderirken , Katar kendisini terör örgütlerine en çok yardım eden ülke olmakla suçlayan ABD'den 12 milyar dolar değerinde F15 savaş uçağı alımı için anlaşma imzaladı ve ABD ile körfezde ortak tatbikat yaptı.


Gerçek sahibi CIA olan Facebook ve benzeri sosyal ağlar bizi sansürlüyor. Bizi Telegram kanalımızdan takip edin: www.t.me/AkademiDergisi (Takipçiler birbirinin isim ve telefon numaralarını bile göremez. Çok güvenli ve huzurlu bir ortamdır.)

El kadar çocuklara tango eğitimi verildi, çocukların mahcubiyeti yüzlerinden okundu. | Akademi Dergisi

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, sosyal sorumluluk projesi, tango, batı kültürü, zekeriya çakmak, anadolu ajansı, resim,tiyatro,müzik,sinema,dans


Köyde ilk tango

El kadar çocuklara tango eğitimi verildi, çocukların mahcubiyeti yüzlerinden okundu.

Galatasaray Lisesi’nden bir grup öğrenci, “sosyal sorumluluk projesi” kapsamında gittikleri bir köy okulunda, çocukların endişeli ve şaşkın bakışlarının gölgesinde tango dersleri vermeye başladı. Eğitim sisteminin düşe kalka ilerlediği Türkiye’de, öncelikler sırasının başına tangoyu yerleştiren liseliler, Batı kültürünü şehirden köye taşımaya çalışıyor. İlim, irfan ile yoğrulması gereken Anadolu’nun evlatlarının, inanç ve kültürümüzün mamulü olmayan bu tür fuzuli uğraşlardan fersah fersah uzak kalması gerekir.

SOSYAL SORUMLULUK KAPSAMINDAKi BÜYÜK SORUMSUZLUK!

SEKİZ DALDA ÇALIŞMA

Galatasaray Lisesi öğrencilerinin “sosyal sorumluluk projesi” kapsamında başlattığı çalışmayla Isparta’nın Gelendost ilçesindeki Yeşilköy İlk ve Ortaokulu’ndaki öğrencilerle sinema, dans, tiyatro, resim ve müzik gibi 8 dalda çalışma yapılıyor. Bin 250 rakımlı köy, Gelendost ilçesindeki bin 250 rakımlı Yeşilköy’de bulunan okulda 11 derslikte 180 öğrenci eğitim görüyor. Öğrencileri hayatlarında ilk kez gitar, tiyatro ve tango ile tanıştıran ise Galatasaray Lisesi’nin 51 öğrencisi oldu.

Galatasaray Lisesi’nden bir grup öğrenci, “sosyal sorumluluk projesi” kapsamında gittikleri bir köy okulunda, çocukların endişeli ve şaşkın bakışlarının gölgesinde tango dersleri vermeye başladı.

Eğitim sisteminin düşe kalka ilerlediği Türkiye’de, öncelikler sırasının başına tangoyu yerleştiren Liseliler, Batı kültürünü şehirden köye taşımaya çalışıyor. İlim, irfan ile yoğrulması gereken Anadolu’nun evlatlarının, inanç ve kültürümüzün mamulü olmayan bu tür fuzuli uğraşlardan fersah fersah uzak kalması gerekir.

Galatasaray Lisesi öğrencilerinin “sosyal sorumluluk projesi” kapsamında başlattığı çalışmayla Isparta’nın Gelendost ilçesindeki Yeşilköy İlk ve Ortaokulu’ndaki öğrencilere sinema, dans, tiyatro, resim ve müzik gibi 8 dalda sanat eğitimi veriliyor. Gelendost ilçesindeki bin 250 rakımlı Yeşilköy’de bulunan okulda 11 derslikte 180 öğrenci eğitim görüyor. Öğrencileri belki de hayatlarında ilk kez gitar, tiyatro ve tango ile tanıştıran ise Galatasaray Lisesi’nin 51 öğrencisi oldu. “Galatasanat Sosyal Sorumluluk Projesi” kapsamında Yeşilköy’e gelen lisenin öğrencileri, burada eğitim gören çocuklara, müzik, resim, edebiyat, sinema, spor, tiyatro ve dans gibi 8 dalda eğitim veriyor. Bir hafta sürecek eğitimlerde her öğrenciyi kendi istediği dala yönlendiren lise öğrencileri, bazılarına keman çalmasını, bazılarına tiyatroyu, bazılarına ise tangoyu öğretiyor. Projeyi geliştiren öğrencilerin en büyük hedefi ise köy çocuklarının bu sanat dallarından birinde kendilerini keşfetmesi ve geliştirmesi...

Çocukların neler yapabileceklerini göstermek istedik

Galatasaray Lisesi Sosyal Sorumluk Projesi sorumlu öğretmeni Zekeriya Çakmak, AA muhabirine yaptığı açıklamada projeye 10 yıl önce başladıklarını söyledi. Projenin çıkış noktasının Galatasaray Lisesi’nin topluma kapalı olduğu algısını değiştirmek olduğunu anlatan Çakmak, lisenin öğrencilerinin bu toplumun bir parçası bulunduğunu, bu toplumdan geldiğini, bu çocuklara imkan sağlandığında neleri başarabileceklerini göstermek istediklerini vurguladı.

Bir çocuğun gülümsemesini sağlarsak bizim için kardır

Projeye katılan Galatasaray Lisesi öğrencisi Ozan Er, çocuklarla güzel vakit geçirdiklerini, onlarla bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Er, projede Yeşilköy’ü seçmelerinde, köyün bulunduğu coğrafi şartlar ve ekonomik koşullarının etkili olduğunu vurguladı. Burada çocuklara temel sanat eğitimi verdiklerini, onlara sanatı sevdirmeye çalıştıklarını ifade eden Er;

➥ “Amacımız bir hafta boyunca çocuklara temel sanat sevgisini aşılamak. İleride yönelebilecekleri şeyleri göstermek, onları sanatla içi içe yaşatmak. Çocuklar olmadan sanatın bir anlamı yok bence. Umarım meyvesini alırız. Bir çocuğun hayatını değiştirsek, bir çocuğun gülümsemesini sağlarsak bizim için kardır. Umarım faydalı bir çalışma olur.” 

diye konuştu. Yeşilköy Ortaokulu Müdürü Yücel Özdemir de proje kapsamında köye gelen lise öğrencilerinin, ilk ve ortaokulda eğitim gören köy çocuklarının yüzlerini güldürdüğünü anlattı. Köy çocuklarının gözlerinin içinin güldüğünü belirten Özdemir, öğrencilerin ilk kez böyle bir etkinlikle karşılaştığını sözlerine ekledi.

Hayır ve Ötesi'nin referandum raporu: Ölmüş yurttaşa oy kullandırıldı | Akademi Dergisi

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, referandum, evet, hayır, mühürsüz oy, yskakp'nin gerçek yüzü, chp, Fethullah Gülen, hayır ve ötesi, Recep Tayyip Erdoğan, akp'nin gerçek yüzü,


16 Nisan'da yapılan Anayasa değişikliği referandumunda 'Hayır' oylarını korumak için yola çıkan bağımsız yurttaş hareketi 'Hayır ve Ötesi' referandum raporunu açıkaldı. Raporda Urfa'da ölen bir yurttaş adına oy verildiği belirtildi. Karşılaştıkları diğer usulsüzlükleri de anlatan uzmanlar referandumun iptal edilmesi gerektiğini savundu.

YSK (Yüksek Seçim Kurulu) tarafından açıklanan sonuçları inceleyen kapsamlı rapor, Makina Mühendisleri Odası'nda yapılan sunumla kamuoyuna duyuruldu.

Hayır ve Ötesi gönüllüsü hukukçular, istatistikçiler, veri analistleri, siyaset bilimciler ve yazılımcılar tarafından hazırlanan rapor, referandumun iptal edilmesini gerektirecek düzeyde soru işaretlerinin oluştuğunu söylüyor.

'Hayır ve Ötesi' gönüllüsü Melis Akyürek, YSK verilerini, sahadan ve dost kurumlardan derledikleri sonuçlarla kendi alt yapıları üzerinden karşılaştırdıklarını söyledi.

Akyürek, Hayır ve Ötesi'nin referandum günü yaşanan usulsüzlüklere dair itiraz ve müdahaleleri belgeleriyle derlediğini ve kamuoyuna yansıyan vakalarla birlikte değerlendirerek raporlaştırdığını kaydetti.

'URFA'DA ÖLÜ YURTTAŞ OY KULLANDI'

Hayır ve Ötesi Koordinasyon Kurulu'ndan Doğan Ergün hazırlanan raporda, blok oy kullanımı ve bir takım anormallikler tespit ettiklerini ifade etti.

Ergün, 2010 Anayasa değişikliği referandumunda Fetullah Gülen'in;

➥ "Mümkün olsa mezardan ölüler kalkıp oy kullansa" sözünü hatırlatarak, 16 Nisan referandumunda Gülen'in hayalini kurduğu mezardan ölülerin kalkması hayalinin gerçeğe döndüğünü şu sözlerle aktardı: "Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesinde 2178 no'lu sandığında kayıtlı E.E isimli 01 Ocak 1942 doğumlu yurttaşın 31 Mart 2017 tarihinde hayatını kaybettiği tespit edilmiştir. Ancak söz konusu sandıkta kayıtlı herkesin oy kullandığı görülüyor."

'7 BİN 48 SANDIKTA OY SAYISI SEÇMEN SAYISINA EŞİT YA DA DAHA FAZLA'

Ergün sandıktaki usulsüzlükleri şöyle sıraladı: "7 bin 48 adet seçmen sandığında kullanılan oy sayısı ilgili sandıktaki seçmen sayısına eşit veya o sayıdan daha fazla. 2 bin 397 sandıkta oy kullananların sayısı seçmen sayısından fazla. Çıkan sonuçlara göre, 1 milyon 672 bin 249 yurttaşın tamamının seçmen listelerinin kesinleştiği 10 Mart 2017 tarihinden itibaren kimse hayatını kaybetmemiş, er/erbaş olarak silah altında bulunmuyor."

'HAYIR PARTİLERİNİN SEÇMENLERİ BUHARLAŞTI MI?'

Ergün, 7 Haziran ve 1 Kasım 2016 seçimlerinde ihmal edilmeyecek derecede HDP ve CHP seçmenine sahip olduğu anlaşılan birçok il ve ilçede 16 Nisan referandumunda yüzde 95 'Evet' oyunun çıktığını söyledi.

"Hayır' partilerinin seçmenleri buharlaştı mı" diye soran Ergün, "Hakkari'nin Şemdinli ilçesinin Konur köyünde 7 Haziran seçimlerinde 442, 1 Kasım'da 263 oy çıkaran HDP ve CHP 16 Nisan referandumunda yalnızca 16 'Hayır' oyu çıkardı" dedi.

'MİLYONLARCA MÜHÜRSÜZ OY PUSULASI KABUL EDİLDİ'

"Referandum meşruiyetini yitirmiştir" diyen Ergün'ün rapordan aktardığı diğer başlıklar ise şöyle:

➥ "YSK'nın mühürsüz oy pusulaları ve zarfları hakkındaki kararı kanun dışıdır. Aynı YSK yurt dışı ilçe seçim bölgesi 472 no'lu sandıkta mühürsüz pusulaların kabul edilmeyeceğine karar verdi. Milyonlarca mühürsüz oy pusulası kabul edildi. Bu durum usulsüzlük ve kanuna aykırılık içermektedir. Açık sayım ilkesi ihlal edildi. Muhalefet partilerinin sandık kurulu üyeleri meşru ve hukuki bir gerekçe olmaksızın iptal edildi. Müşahitlerin ve yurttaşların sayımı gözlemlemesi silah yoluyla engellendi.

'KANUNLAR ÇİĞNENMİŞTİR'

Avukat Damla Atalay da YSK'nın mühürsüz zarf ve oy pusulalarını kabul etmesiyle kanunların çiğnendiğini belirtti.

YSK'nın internet sitesinde yayınlanan gerekçeli kararın hukuken yok hükmünde olduğunu söyleyen Atalay;

➥ "298 sayılı 'Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 98. ve 101. maddeleri kuşkuya yer bırakmayacak şekilde, mühürlü olmayan oy pusula ve zarfların geçersiz kabul edilmesi gerektiğini açıklamaktadır. YSK'nın bu konuda kendisinin verdiği onlarca kararın, 298 sayılı kanunun ve emsal AYM kararının arkasından dolanarak yorum yoluyla geçerlilik kararı vermesi Türkiye hukuk tarihi açısından skandal niteliğindedir.

 ➥İkincisi; ''Usul esastan önce gelir' ilkesi Türk hukuk sisteminin temel direklerinden biridir. Referandumdaki halk oylamasında mühürsüz oyların kullanılması seçmen iradesinin tecelli edip etmediğine ilişkin açık bir şaibe yaratmaktadır. YSK hile yapılıp yapılmadığının incelenmesine dahi lüzum görmemektedir. Usul bu nedenle önemlidir. YSK bunu bilmeyecek bir kurum değildir" dedi.

Organize işler: Mühürsüz oylar basım aşamasında çalındı. Dışarıda 'Evet' vurulup sandıklara atıldı. | Akademi Dergisi

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, referandum, 16 nisan, yskakp'nin gerçek yüzü, mehmet hadimi yakupoğlu, mühürsüz oy, chp, hdp, ysk, bülent tezcan, yolsuzluk ve usulsüzlükler,

ORGANİZE İŞLER: MÜHÜRSÜZ OYLAR BASIM AŞAMASINDA ÇALINDI. DIŞARIDA ‘EVET’ VURULUP SANDIKLARA ATILDI

Referandum sürecinde mühürsüz oylarla ilgili YSK’nın kararı tartışılmaya devam ediyor. Gündemdeki yen iddia ise referandumun sorgulanmasına neden olan mühürsüz oy pusulalarının bir bölümünün seçim kurullarına gönderilen paketlerde çıkmayan eksik oylar olduğu yönünde. Referandum sürecinde birçok sandıkta 420’lik paketler halinde gönderilmesi gereken zarf ve pusulaların eksik olduğu bilgisi geldi. YSK bu duruma ‘paketleme hatası’ dedi. CHP bu durumu da gündeme getirdi ve YSK’dan eksik pusula sayısı tespiti istedi. Fakat bu reddedildi.

CHP’li Bülent Tezcan ise; “Çalınan pusulalara dışarıda tercih mühürleri vuruldu, sonra da sandıklara sokuldu. ‘Mühürsüz pusulalar geçerli’ kararıyla da hileli oylar geçerli oldu. Paketleme hatası dedikleri şey aslında milli iradeyi paketleme. YSK Başkanı oyların filigranlı olduğunu söylüyor. Filigranlı olması gerçek olduğu anlamına gelmez. Oyların çalınmasına izin verir sonra da mühürsüzü geçerli sayarsan filigranı olsa ne olur olmasa ne olur?” dedi.

Anayasa değişikliğinin oylandığı referandumun meşruiyetinin sorgulanmasına gerekçe oluşturan mühürsüz oy pusulaları ve zarflarla ilgili tartışmalar sürerken “Mühürsüz oylar sandık kurullarına ulaşan paketlerdeki eksik oylar mı?” sorusunu gündeme getirdi.

Cumhurbaşkanının halkoyuyla seçilmesi düzenlemesi sırasında doğrudan ihale yetkisi alan Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 16 Nisan Referandumu’nda kullanılacak oy pusulaları ve zarfların basım işini cezaevlerinin İş Yurtları’na verdi. Filigranlı kâğıt da YSK tarafından temin edildi ve iş yurtlarına teslim edildi. Basımı yapılan zarf ve pusulaların seçim kurullarına 420’lik paketler halinde gönderilmesi istendi.

Eksikler için yeniden basım

Paketler ilçe seçim kurullarına gönderildikten sonra sayım yapan bir sandık kurulu başkanı, pusula ve zarfların eksik olduğunu tespit etti. Paketlerden çıkan oylarla olması gerekenler arasında 40 pusulaya kadar eksik oy olduğu görüldü. Aynı kurula ulaşan başka paketlerde de eksikler bulunduğunun görülmesi üzerine durum YSK’ye iletildi. YSK de ilçe seçim kurullarından rastgele paketler seçerek sayımının yapılmasını istedi. Yapılan sayım sonucu ilçe seçim kurullarından çok sayıda “paketler eksik” bildirimi geldi.

Eksikliğin nedeni; “Makine ile yapılması gereken paketleme yetişmeyeceği kaygısı ile elle de yapılmış, hatta ağırlıkları tartılarak yapıldığı da söyleniyor” diye açıklandıktan sonra eksikler için yeniden pusula ve zarf basımı yapıldı. Önceki uygulamalarda eksikler için her sandığa beş oy fazla gönderilirken bu kez ‘fazla oy’ sayısı da artırıldı.

Ancak buna karşın oylama günü seçim kurullarına ve YSK’ye çok sayıda “Zarf ve pusula eksik” ihbarı ulaştı. Akşam saatlerinde YSK’nin mühürsüz oyların geçerli sayılmasına ilişkin kararıyla da gözler ‘paketlerden eksik çıkan ve fazla basılan pusulalar ve zarflara’ çevrildi.

Çalıntı oylar sandığa sokuldu

CHP, referandumun iptali başvurusuna gerekçe olarak bu durumu da gösterdi. YSK’ye sunulan referandumun iptali başvurusunda şu talep de yer aldı:

➥ “Sahteliğin ispatı konusunda en önemli husus sandık kurulu mührüdür. Bu konudaki ispat yolu YSK kararı ile ortadan kaldırılmıştır. Türkiye’nin birçok yerinde, oy torbalarından eksik oy pusulası ve zarf çıkmıştır. Bu yaygın usulsüzlük, YSK tarafından paketleme hatası olarak açıklanmıştır. Oysa bundan önceki seçimlerin hiçbirine bu ölçüde yaygın eksik oy pusulası gönderilmesi söz konusu olmamıştır. Seçim kurulu ve sandık kurulu mührü olmayan zarf ve sandık kurulu mührü olmayan oy pusulalarının geçersiz olması, oyların çalınarak dışarıda hazırlanıp sandığa girmesini engelleyecek bir önlemdir. YSK kararı ile mühürsüz oy pusulası ve zarfların geçerli sayılması bu önlemi etkisiz hale getirmiştir. Bu husus, sabah oy kullanma başlamadan önce sandık kurullarına yaygın şekilde eksik oy pusulası ve zarf gönderilmesi ile birlikte ele alındığında, organize olarak filigranlı oyların önceden çalınıp sonradan sandığa sokulduğunun kanıtı olmuştur.”

YSK incelemeyi de reddetti

CHP’nin YSK Temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu da CHP, HDP ve Vatan Partisi’nin referandumun iptali istemlerinin görüşüleceği toplantıdan önce kurula “Eksik pusulaların sayısı incelenerek karar verilsin” başvurusunda bulundu. Ancak YSK, bu incelemeyi yapmadan referandumun iptali istemini oy çokluğuyla reddetti.

Yakupoğlu, konu ile ilgili olarak referandumdan önceki süreçte eksikliklerle ilgili bir olağanüstülük görmediklerini, ancak yaşanan gelişmelerden sonra kendilerinin de eksik pusulaların mühürlenmeden sandığa girdiği konusunda kuşkuları bulunduğunu söyledi.

HDP’nin YSK Temsilcisi Mehmet Rüştü Tiryaki de;

➥ “Önce olağan geldi ancak mühürsüz oyların geçerli kılınması kararı ile eksik oylar birleştiğinde anlam kazandı” dedi.

‘Çalınan pusulalara mühür vurdular’

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan da yaptığı açıklamada, eksik oy ve pusulaların çalındığına inandıklarını belirtti.

Tezcan, şu ifadeleri kullandı;

➥ “Referandum sürecinde ve oylama günü yaygın bir şekilde pusula ve zarfların eksik olduğu bildirimleri gelmeye başladı. YSK’ye ‘Niye eksik’ diye sorduk, ‘Paketleme hatası’ dediler. ‘Paketleme hatası’ dediklerinin milli iradeyi paketleme planının bir parçası olduğu akşam mühürsüz oylar geçerli kabul edilince ortaya çıktı. Oy pusulalarının eksik gönderilmesi pusulaların çalındığını gösteriyor. Çalınan pusulalara dışarıda tercih mühürleri vuruldu. Ondan sonra da sandıklara sokuldu. ‘Mühürsüz oy pusulaları geçerlidir’ kararıyla da hileli oylar geçerli oldu. YSK Başkanı oyların filigranlı olduğunu söylüyor. Filigranlı olması gerçek olduğu anlamına gelmez. Oyların çalınmasına izin verir sonra da mühürsüzü geçerli sayarsan filigranı olsa ne olur olmasa ne olur?”